Orta Doğu’da silahların geçici olarak susmasının ardından, İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, 2026 yılının en çok beklenen açıklamalarından birini gerçekleştirdi. ABD ve İsrail ile varılan mutabakatın ardından sessizliğini bozan Hamaney, Tahran’ın stratejik geri adım atmayacağının altını çizdi. İran’ın savaş yanlısı bir tutum içinde olmadığını ancak ulusal onurundan ve savunma haklarından vazgeçmeyeceğini belirten lider, bölgesel dengelerin 2026 yılı itibarıyla kökten değiştiğini ilan etti.
Hamaney’in konuşmasındaki en kritik başlık, dünyanın en stratejik enerji geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı üzerineydi. ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkesin ön şartı olarak sunduğu “Hürmüz’ün açılması” talebine karşılık Hamaney, boğazın yönetiminde “yeni bir aşamaya” geçildiğini duyurdu. 2026 yılının bu yeni döneminde İran’ın boğaz üzerindeki denetimini artıracağı ve bu bölgeyi jeopolitik bir koz olarak kullanmaya devam edeceği anlaşılıyor. Hamaney, güney komşularına seslenerek, “Şeytanların yalan vaatlerinden şüphe edin ve doğru tarafta durun” uyarısında bulundu.
Ateşkesin bir “teslimiyet” olmadığını vurgulayan dini lider, 28 Şubat 2026’da başlayan saldırılarda hayatını kaybedenlerin ve yaralanan gazilerin haklarının uluslararası hukuk çerçevesinde aranacağını belirtti. “İran halkı meydanın galibidir” diyen Hamaney, savaş alanındaki sessizlik döneminin halkın teyakkuz halini değiştirmemesi gerektiğini savundu. 2026 yılındaki bu süreçte, askeri mücadelenin yerini tazminat ve hak taleplerine dayalı diplomatik bir savaşa bırakacağı öngörülüyor.

Açıklamada, yaşanan çatışmalar “Üçüncü Kutsal Savunma” olarak nitelendirilirken, halkın camilerde, mahallelerde ve meydanlarda bir arada kalması gerektiği ifade edildi. Hamaney, düşmanla yapılan müzakerelerin sokağın gücünü zayıflatmaması gerektiğini hatırlatarak, toplumsal birliğin 2026 yılındaki en büyük koruyucu kalkan olduğunu vurguladı. Bu söylem, İran’ın iç cephede moral seviyesini yüksek tutma çabası olarak değerlendiriliyor.
ABD Başkanı Trump’ın 8 Nisan 2026’da ilan ettiği 2 haftalık ateşkes, İran’ın sunduğu 10 maddelik teklif üzerinden yürütülüyor. Türkiye, Pakistan ve Mısır’ın yoğun arabuluculuk faaliyetleri sonucunda ulaşılan bu geçici duraklamanın, önümüzdeki 15 gün içinde İslamabad’da yapılacak nihai görüşmelerle kalıcı bir barışa dönüşüp dönüşmeyeceği merak konusu. Ancak Hamaney’in son çıkışı, İran’ın müzakere masasına oldukça sert ve ödünsüz bir ajandayla oturacağını net bir şekilde gösterdi.