Karadeniz’in önemli liman kentlerinden Sinop’ta denizcilik dünyasını hareketlendiren ve büyük bir titizlikle takip edilen lüks yat kurtarma operasyonu başarıyla tamamlandı. Demirli bulunduğu alanda trajik bir kaza sonucu su alarak yan yatan ve batma tehlikesiyle karşı karşıya kalan lüks yat, denizcilik alanında uzmanlaşmış özel bir kurtarma firmasının yürüttüğü profesyonel çalışmalar neticesinde yeniden su yüzeyine çıkarıldı. Çevre kirliliğine mahal vermeden ve liman sahasına zarar getirmeden tamamlanan operasyon, denizcilik mühendisliği açısından tam bir başarı hikayesine dönüştü.
İçinde bulunduğumuz 2026 yılının 30 Mayıs tarihinde Sinop Limanı’nda demirli vaziyette bulunan lüks yat, henüz belirlenemeyen bir nedenle gövdesinden su almaya başladı. Kısa sürede dengesini kaybederek yan yatan lüks teknenin kurtarılması için uluslararası standartlarda hizmet veren uzman bir ekip devreye sokuldu. Kurtarma şirketinin yetkilisi Yaşar Marangoz, olayla ilgili kendilerine ulaşan acil ihbar telefonları ve elektronik postaların ardından vakit kaybetmeksizin profesyonel açık deniz tekneleri ve teknik donanımlarıyla birlikte liman sahasına intikal ettiklerini aktardı.
Olay yerine ulaşan teknik ekipler, ilk gün geminin su altındaki durumunu ve hasar boyutunu görebilmek amacıyla detaylı survey (sörvey) incelemeleri gerçekleştirdi. Operasyonu yöneten Yaşar Marangoz, toplamda 8 uzman personelin görev aldığı bu zorlu süreçte, teknenin su altındaki dengesini stabilize etmek amacıyla özel bir su altı balonlama sisteminin kurulduğunu belirtti. Tam 7 gün boyunca aralıksız süren hassas çalışmalar neticesinde, lüks yatın gövdesi milim milim hesaplanarak yeniden güvenli bir şekilde yüzdürme pozisyonuna getirildi.

Yatın su yüzeyine kaldırılma aşamasında, olası bir kırılma veya tamamen ters dönme riskine karşı adeta bir mühendislik harikası sergilendi. Tedarik edilen dev vinçlerin kullanım esnasında herhangi bir stabilite kaybı yaşamaması adına çok ince hidrostatik hesaplamalar yapıldı. Kurtarma firması uzmanları, bu kritik hesaplamaların ve stabil buklet çalışmalarının yapılmaması durumunda hem kiralanan dev vinçlerin devrilme riskinin bulunacağını hem de lüks yatın gövdesinin ortadan ikiye bölünme tehlikesiyle karşılaşacağını ifade etti. Neyse ki tüm bu riskler doğru hesaplamalarla bertaraf edildi.
Geminin deniz yüzeyinde tamamen dengeli ve dik bir konuma getirilmesinin ardından, teknenin iç kısımlarında biriken tonlarca su tahliye pompaları vasıtasıyla dışarıya basılmaya başlandı. Yatın emniyet altına alındığını belirten yetkililer, geminin şu an için hiçbir batma riskinin kalmadığını müjdeledi. Kontrollü ve refakatli bir şekilde yüzdürülmeye devam edilen lüks teknenin, önümüzdeki birkaç gün içerisinde 2026 yılının planlı tadilat ve kapsamlı bakım süreçleri için İstanbul’da bulunan Tuzla Tersaneler Bölgesi’ne doğru yola çıkarılacağı öğrenildi.
Operasyonun teknik ve mühendislik detaylarına dair konuşan Gemi Mühendisi Berat Durmuş ise kazanın meydana geliş şekliyle ilgili ezber bozan bir gerçeği açıkladı. Mühendislik çalışmalarına başlamadan önce geminin batarken sergilediği meyil dengesini masaya yatırdıklarını belirten Durmuş, denizcilik tarihine geçecek bu kazanın temel sebebinin açık bırakılan garaj kapağı olduğunu ifade etti. Normal şartlarda dış dünyadan tamamen izole olması gereken bu kapağın açık kalmasıyla içeri dolan deniz suyunun, makine dairesine sızdığı ve yaklaşık 9 saatlik süreç sonunda dev yatı batırdığı kesinleşti. Gerekli havalandırma işlemlerinin ardından yat, sahibine teslim edilecek.