Ahbap Derneği merkezli yürütülen ve Türkiye gündemine oturan yolsuzluk ile usulsüzlük soruşturmasında adli süreç devam ederken, şüphelilerin şahsi hayatlarına dair sarsıcı iddialar basına sızmaya devam ediyor. Derneğin kurucusu ünlü sanatçı Haluk Levent’in bir şans oyunu merkezinde çekilen ve sosyal medyada hızla yayılan video kayıtları, adli dosyanın seyrini değiştirecek nitelikte tartışmaları beraberinde getirdi. Soruşturma kapsamında tutuklanan sanatçının lüks yaşamı ve harcamaları mercek altına alınırken, söz konusu görüntülerin ne zaman ve nerede kaydedildiğine dair resmi kaynaklara dayandırılan yeni iddialar gün yüzüne çıktı.
Sanatçı Haluk Levent’in lüks bir kumarhanede, rulet masası başında oyun oynarken kaydedilen görüntülerinin dijital mecralarda paylaşılmasının ardından basın mensupları olayın izini sürdü. Gazeteci Sema Kızılarslan, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı araştırma sonuçlarını paylaşarak, ünlü şarkıcının çok yakın bir geçmişte bu faaliyeti gerçekleştirdiğini öne sürdü. Kızılarslan, kamuoyunda infial yaratan bu gizli kamera kayıtlarının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içerisindeki bir otelde çekildiğini ve Levent’in bu adaya kumar oynamak amacıyla gittiği son net tarihin 11 Mayıs 2026 olduğunu iddia etti.

Gözaltı sürecinde emniyetteki resmi sorgusu esnasında bu iddialarla yüzleşen Haluk Levent, hakkındaki tüm ağır suçlamaları kesin ve net bir dille reddetti. Derneğin kurulduğu ilk günden itibaren tüm mali tablonun ve yönetim süreçlerinin uluslararası şeffaflık standartlarına uygun olduğunu savunan ünlü isim, geçmiş yıllarda derneğin tüm operasyonel masraflarını kendi cebinden ödediğini belirtti. Özellikle büyük afet döneminde toplanan 4,3 milyar liralık devasa bütçenin İçişleri Bakanlığı müfettişlerince anlık olarak denetlendiğini ifade eden Levent, dernek kasasından kendi borsa yatırımları için tek bir kuruş bile çekmediğini savundu.
Emniyet müdürlüğündeki ifadesinde şahsi finansal durumuna dair çarpıcı özeleştirilerde bulunan Haluk Levent, finans piyasalarına olan ilgisini ve borsada işlem yapma alışkanlığını “kötü ve irade dışı bir zaaf” olarak tanımladı. Borsada yaptığı spekülatif hamleler ve yanlış yatırımlar sonucunda şahsi hayatında içinden çıkılması imkansız, devasa bir borç sarmalının içerisine sürüklendiğini açıkça kabul eden ünlü şarkıcı, yaşadığı bu finansal sıkışmışlığın kendisini dernek mekanizmalarını kullanmaya ittiğini dile getirdi.
Parasal kriz anlarında ve alacaklıların kapıya dayandığı dönemlerde yönetim kurulu başkanı olduğu vakıf ve dernek evraklarını kişisel çıkarları için devreye soktuğunu itiraf eden Haluk Levent, adli literatüre geçecek bir savunma mekanizması geliştirdi. İfadesinde, “Sıkıştığım dönemlerde Ahbap Derneği’ne ait bazı resmi çek ve senetleri şahsi borçlarım için piyasada teminat aracı olarak kullandığım doğrudur. Bu yaptığım eylem idari açıdan bir usulsüzlük veya yasal bir hata olarak nitelendirilebilir; fakat asla bir zimmete para geçirme ya da nitelikli bir yolsuzluk eylemi olarak kabul edilemez” diyerek kendini savundu. Soruşturma, 2026 yılı itibarıyla adli makamlarca çok yönlü olarak inceleniyor.