Almanya’nın İsrail’e yönelik askeri ihracat politikasında yeni bir gelişme yaşandı. Berlin yönetiminin daha önce uygulamaya koyduğu kısmi ihracat kısıtlamalarını kaldırmasının ardından İsrail’e yönelik askeri malzeme sevkiyatları yeniden hız kazandı. Alman hükümetinin 2026 yılının ilk yarısında İsrail’e yaklaşık 800 milyon avro değerinde askeri teçhizat ihracatına lisans verdiği bildirildi.
Söz konusu rakam, Almanya’nın 2025 yılının tamamında İsrail’e verdiği askeri ihracat izinlerinin de üzerine çıktı. İhracattaki yükselişte özellikle yüksek maliyetli savunma projelerinin etkili olduğu belirtilirken, gelişme Almanya’da siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.
Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın muhalefetteki Sol Parti’nin yönelttiği soru önergesine verdiği yanıta göre, 24 Kasım 2025 tarihinde İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından 2026 yılının ocak ve haziran ayları arasındaki dönemde yaklaşık 800 milyon avro değerinde askeri malzeme ihracatına onay verildi.
İlk altı ayda verilen izinlerin toplam değerinin 2025 yılının tamamındaki rakamı aşması dikkat çekti. Artışın önemli bölümünün savunma sanayisindeki büyük ölçekli projelerden kaynaklandığı belirtilirken, İsrail’e yönelik askeri malzeme ihracatının kapsamı da genişledi.

2026 yılının ikinci çeyreğinde onaylanan 735,8 milyon avroluk ihracat bütçesinin yaklaşık yüzde 67’sinin denizcilik alanındaki büyük bir projeye ayrıldığı aktarıldı. Bu kapsamda Alman savunma ve gemi inşa şirketi ThyssenKrupp Marine Systems tarafından üretilen “INS Drakon” isimli denizaltının Kiel’deki tersaneden ayrılarak İsrail’e doğru hareket ettiği bildirildi.
Havadan bağımsız tahrik sistemine sahip denizaltı projesi, Almanya’nın İsrail’e yönelik askeri ihracatında en yüksek maliyetli kalemlerden biri olarak öne çıktı. Projenin toplam ihracat izinleri içerisindeki yüksek payı, Almanya’nın İsrail ile yürüttüğü savunma işbirliğinin boyutunu da gözler önüne serdi.
Alman hükümetinin verdiği ihracat izinlerinin yaklaşık yüzde 21’inin ise Almanya ve İsrail’deki şirketler arasında yürütülen ortak projelerden oluştuğu belirtildi. Bu projelerin Alman Silahlı Kuvvetlerinin stratejik çıkarları doğrultusunda gerçekleştirildiği ifade edildi.
Geriye kalan ihracat izinlerinin ise daha farklı askeri malzemeleri kapsadığı aktarıldı. Bu kapsamda hafif silahlar, mühimmat, patlayıcılar ve insansız hava araçları gibi ekipmanların da ihracat onayları içerisinde yer aldığı bildirildi.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını genişletme kararının ardından 8 Ağustos 2025 tarihinde bölgede kullanılabilecek silahların ihracatını geçici olarak askıya almıştı. Ancak söz konusu uygulama uzun süre yürürlükte kalmadı.
Yaklaşık üç buçuk ay sonra, 24 Kasım 2025 tarihinde ihracat kısıtlamalarının kaldırılmasıyla birlikte İsrail’e yönelik askeri malzeme sevkiyatlarının yeniden hız kazandığı değerlendirildi. 2026 yılının ilk yarısında verilen yüksek tutarlı ihracat izinlerinin de bu politika değişikliğinin ardından geldiği belirtildi.
Almanya’nın İsrail’e yönelik askeri ihracatındaki artış, ülkedeki muhalefetin sert tepkisine neden oldu. Sol Parti Uluslararası İlişkiler Sözcüsü Lea Reisner, hükümetin politikasını eleştirerek Berlin yönetimini İsrail konusunda “sınırsız bir çifte standart” uygulamakla suçladı.
Reisner, İsrail hükümetinin bazı üyelerinin Gazze’deki sivillere yönelik açıklamalarının Alman hükümeti tarafından eleştirildiğine dikkat çekti. Muhalefet temsilcisi, kamuoyuna yönelik eleştiriler sürerken askeri desteğin arka planda artırılmasının tutarsız bir politika olduğunu savundu.
Sol Parti, hükümetten İsrail’e yönelik silah ve askeri malzeme ihracatının tamamen durdurulmasını talep etti. Muhalefetin açıklamaları, Almanya’nın İsrail’e yönelik tarihsel ve siyasi yaklaşımı üzerindeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Almanya’nın İsrail’e yönelik silah ve askeri malzeme ihracatında son yıllarda önemli değişimler yaşandı. İhracatın 2023 yılında 327 milyon avro, 2024 yılında 161,1 milyon avro ve 2025 yılında 260 milyon avro seviyesinde olduğu belirtildi.
2023 yılında gerçekleşen ihracatın önceki yıla kıyasla yaklaşık 10 kat artması da dikkat çekmişti. 2026 yılının yalnızca ilk altı ayında verilen yaklaşık 800 milyon avroluk izin ise önceki yıllardaki toplamlarla karşılaştırıldığında Almanya’nın İsrail’e yönelik askeri ihracat politikasındaki yükselişin boyutunu ortaya koydu.
Almanya, uzun yıllardır İsrail’in Avrupa’daki en önemli siyasi destekçilerinden biri olarak öne çıkıyor. Alman siyasi liderleri, İsrail’e verilen desteği büyük ölçüde Nazi döneminde yaşanan Holokost nedeniyle Almanya’nın taşıdığı tarihsel sorumlulukla ilişkilendiriyor.
Bu yaklaşım, Almanya’nın İsrail ile siyasi, ekonomik ve savunma alanlarındaki ilişkilerinde önemli bir temel oluşturuyor. Ancak Gazze’deki savaşın devam etmesi ve Almanya’nın askeri ihracat izinlerini artırması, ülkede tarihsel sorumluluk ile mevcut dış politika arasındaki dengenin nasıl kurulması gerektiği konusunda yeni tartışmalara yol açıyor.
Almanya’da silah ve askeri malzeme ihracatına ilişkin kararlar tek bir kurum tarafından alınmıyor. İhracat başvuruları Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Federal Ekonomik İşler ve İhracat Kontrol Dairesinin değerlendirmesinden geçiyor.
Stratejik veya hassas nitelikteki durumlarda ise nihai karar Federal Güvenlik Konseyi tarafından veriliyor. Başbakan ile ilgili bakanların yer aldığı konsey, özellikle dış politika ve güvenlik açısından kritik kabul edilen ihracat dosyalarında son karar merci olarak görev yapıyor.
Öte yandan Berlin yönetiminin üçüncü ülkeler üzerinden İsrail’e gerçekleştirilen dolaylı askeri sevkiyatlar konusunda ayrıntılı bilgi paylaşmadığı da belirtiliyor. Bu durum, Almanya’nın İsrail’e yönelik toplam askeri desteğinin gerçek boyutunun kamuoyunda ne ölçüde görülebildiği konusunda soru işaretlerinin oluşmasına neden oluyor.